TARİH:  16 Şubat 2008

GAZETE/DERGİ: Birgün

Sweeney Todd, ne yaşar ne yaşamaz 

Orijinal adı: Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street Yönetmen: Tim Burton Oyuncular: Johnny Depp, Helena Bonham Carter, Alan Rickman

DEVE tellal, Benjamin Barker saf bir berber iken kötü kalpli Turpin adında bir yargıç yaşarmış. Turpin, Barker’ın güzel karısına göz koymuş; Barker’ı hapse attırmış. Gel zaman git zaman, Barker hapisten çıkıp Londra’ya geri dönmüş ama artık adı Sweeney Todd’muş. Todd bu arada Almancada ölüm demekmiş ve nitekim Todd’un hali de ölüden farksızmış. Karısının da öldüğünü sanan Todd’u yaşatan tek bir arzu varmış: Turpin’i öldürmek. O kadar ki gözü kendi kızını bile görmüyor, onun kaderiyle sadece intikamına araç olduğu kadarıyla ilgileniyormuş. 

Sistemin çarkları düzgün işler 
Todd’a gönlünü kaptıran ev sahibesi bayan Lovett de pek tekin biri değilmiş. Todd Turpin’i öldürmeyi beklerken boş durmaz eline geçen kimsesiz, yabancı kim varsa kesedururmuş. Lovett de bu ölülerin ziyan olmasını engeller, onları dükkânında sattığı talaş böreğinin içine katarmış. Böylece insan eti ve kanıyla beslenen sistemin çarkları düzgün işler, cemaatin kaymak tabakası karnını Lovett’in lokantasında doyurmayı severmiş. Lakin intikam kime hayır getirmiş ki bir yaşayan ölüye getirsin? Yaşayan ölüler, ölü ölüye dönüşmeden huzura kavuşamazlarmış. Ya da yaşayan bir yaşayana. Sweeney’nin yaşamdan yana küçük bir şansı varmış ama o burnunun ucundaki bu fırsatı görecek gözlere ne yazık ki artık sahip değilmiş. 

Hafızalarda derin iz bırakmayacak 

Barker/Todd’u oynayan Johnny Depp, Lovett’i oynayan Helena Bonham Carter, Turpin’i oynayan Alan Rickman hepsi de güzel şarkı söyler ve oynarlarmış ama ne yazık ki şarkılar biraz sıradanmış. Yönetmen acaba vahşi kapitalizme ve dönemin intikamcı ruhuna yönelik göndermelerde mi bulunmak istemiş? Her ne yaptıysa müthiş stilize bir iş çıkarmış. Ne yazık ki seyre derken etkileyen bu film hafızalarda derin izler bırakacak özelliklere sahip değilmiş. Belki de başkahramanı filmin hemen başında öldüğü içinmiş, kim bilir. Yok yok, öyle, ben bilmeyeceğim de kim bilecek? 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2020 -CuneytCebenoyan.com