TARİH:  26 Temmuz 2008
GAZETE/DERGİ: Birgün

Kapitalist Abramowitz Rusya’yı ne kadar  kurtarabilirse, Batman de dünyayı o kadar kurtarır..

Kara Şövalye gelmiş geçmiş en kârlı film olma yolunda rekorları kırarak ilerliyor. Amerikalı eleştirmenlerin çoğundan çok iyi notlar aldığı (metacritic.com’a göre ortalaması 82) gibi seyircilerin de gönlünü fethetti ve imdb.com’da ‘Baba’yı yerinden ederek gelmiş geçmiş en iyi film unvanını ele geçirdi. Eh, muhalefet etmenin tam zamanı demek ki. Bir defa film hiç de iddia edildiği gibi, insanlık hali üzerine derin şeyler söylemiyor. Kimi yazarları okuyunca sanki Shakespeare’in Hamlet’iyle karşılaştırılabilecek bir eserle karşı karşıya olduğunuzu düşünürsünüz. Yok öyle bir şey. Yakın zamanın bir başka süper kahramanı ‘Hancock’ gibi, Batman’in de (Christian Bale) halkın gözünde değerinin tartışılır olduğu gerçeği bize sunuluyor filmde ama bu tartışılırlığın nedeni pek anlaşılamıyor. Batman tekaüte ayrılıp yerini görünür bir kahramana bırakmak istiyor ama Joker (Heath Ledger) denilen kötü adam yoluna engel koyuyor. Çünkü Joker, Batman gibi bir oyun arkadaşından mahrum kalmak istemiyor. Batman’in yerini bırakmak istediği kişi olan savcı Harvey Dent, yine pek anlaşılamayan koşullar altında sevgilisiyle birlikte kaçırıldıktan ve sevgilisini kaybettikten sonra yoldan çıkıyor ve kötü adama dönüşüyor. Yani neymiş; iyiler kötülere dünüşebilirmiş. Yahu, Yıldız Savaşları’ndan beri hep aynı hikâyeden sıkılmadınız mı? Bu mu büyük derinlik? Bu arada Harvey Dent’in soyadının niçin ‘diş’ anlamına geldiğini, kötü adama dönüşünce anlayacaksınız. Bu kadar kör gözüm parmağına olur yani. 

BİR TERÖRİST OLARAK ‘JOKER’
Fakat filmin 11 Eylül sonrası Amerika’sı ve onun politikalarıyla yakından ilgisi var. Birincisi Joker bir tür terörist, bir intihar bombacısı olarak resmediliyor. Bir keresinde beline doladığı bombalarla tehdit ediyor düşmanlarını. İntihar bombacıları, (yaptıklarını zerre kadar onaylamadığımı belirteyim) bir defa politik insanlar. Joker apolitik. Neden kötü olduğuna dair iki ayrı hikâye anlatıyor, herhangi biri doğru mu bilmiyoruz. İkisi de onu psikopat yapmaya yeter ama olsa olsa seri katil olur çıkar. Joker’in parayla da alakası yok (ama limitsiz kaynağı var), tek istediği dünyanın yandığını görmek. Böylece onaylamasak da anlaşılır nedenleri olan intihar eylemleri, psikopatlıkla eşdeğer hale getiriliyor. Terör eylemlerinin nedeni, nedensizce ‘dünyanın yanmasını görmeyi istemek’ olarak gösteriliyor. Oysa Irak’ta ve Filisten’de aramadığınız kadar çok neden var, teröre yönelmek için. Joker biraz da ‘Kıyamet’in Albay Kurtz’ünü hatırlatıyor. Kurtz savaşı kazanmak için nasıl kuralsızlığı ilke edindiyse, Joker de aynısını yapmış. Yine bir başka Marlon Brando filmi olan ‘İsyan’ da (Burn/Queimada) aklıma gelen filmler arasındaydı. Batman’in uşağı bir suçluyu yakalamak için ‘bir ormanı yaktıklarını’ söylüyordu filmin bir yerinde. ‘İsyan’da devrimciler orman yakılarak yakalanıyordu, emperyalistler tarafından. Bu da Batman ve ekibini geçmişin ve bugünün emperyalist ABD’siyle özdeşleştiriyor.

MEŞRULAŞAN İŞLER
Evet, bu yapılanlar, orman veya ülke yakmalar, insanları gözlemeler ve dinlemeler hoş değil ama Joker de hoş değil. Dolayısıyla, karanlık şövalyenin karanlık işleri nihayetinde meşrulaşıyor. Bu arada Batman’in gerçek hayattaki Bruce Wayne olarak kimliği de tıpkı Ironman gibi kapitalist bir playboy. Ironman gerçekten öyleyken, Batman’in ilk filmini hatırlayanlar bunun sadece bir vitrin olduğunu biliyor. Yani vitrin olan playboyluk, mültimilyarder kapitalistlik değil; o yine gerçek. Yine dünyayı kurtarmak bir kapitaliste kalmış durumda yani, oysa hayatta dünyayı kan gölüne çevirenler onların doymak bilmez kar arzusu. Bruce Wayne’in playboy olarak eylemlerinden biri, Rus bale ekibinin bütün kadınlarını yatına toplayıp geziye götürmek. Ve bunu akşamki gösterilerini iptal ettirerek yapıyor. Burada artık playboyluk gösterisi gösteri olmaktan çıkıyor, hakarete dönüşüyor. Bizim Karadeniz erkeklerinin bütün Rus kadınlarını orospular (Nataşalar) olarak görmeleri gibi bir durum var. Bale mi sanat mı akşama bilet almış seyircilere sunmamız gereken bir gösteri var mı boş ver diyor Rus balerinler ve para kimdeyse ona koşuyor. Kısaca hepsi orospu. Yuh yani! Rusya’daki vahşi kapitalizm birçok kadının fuhuşa zorlanmasına neden oldu, tıpkı Bruce Wayne benzeri mültümilyarderlerin türemesine de neden olduğu gibi. Birilerinin zenginliğiyle diğerlerinin sefaleti eşzamanlı gerçekleşti. Abramowitz ne kadar Rusya’yı kurtarabilirse, Bruce Wayne de dünyayı o kadar kurtarır.

Filmde Heath Ledger’in oyunculuğu çok beğenildi. Tamam fena değil ama o kadar. Yılanvari dil çıkarmalar çok yaratıcı bir buluş değil bence. Oyuncuların en iyisi Maggie Gyllenhaal; ne zaman gözükse film biraz renkleniyor. Filmin aksiyon sahnelerinin de pek öyle ahım şahım bir yanı yok. Harala gürele işte.

 

Kara Şövalye
Orijinal Adı: The Dark Knight Yönetmen: Christopher Nolan Oyuncular: Christian Bale, Gary Oldman, Heath Ledger, Maggie Gyllenhaal, Morgan Freeman, Cillian Murphy, Aaron Eckhart, Michael Caine Türü: Aksiyon, Suç, Dram, Macera Ülke: ABD Süre: 159 dakika

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2020 -CuneytCebenoyan.com