TARİH: 1 Eylül 2006
GAZETE/DERGİ: Birgün
Kahrolsun terör, yaşasın terör
Orijinal Adı: Flight 93 Yönetmen: Paul Greengrass Oyuncular: Christian Clemenson, J.J.Johnson, Polly Adams Türü: Dram Ülke: Fransa, İngiltere, ABD
‘Uçuş 93’ filmi, ne 11 Eylül olayına, ne de intihar bombacılarının ruh durumuna iniyor.
Filmin yapabildiği tek şey var: 11 Eylül sonrası şiddeti ‘meşrulaştırıyor’
Eylül 2001’de dört uçak kaçırılmış, üçü hedeflerini vurmuştu. Bunlardan Pentagon’u vuran pek hatırlanmaz ama Dünya Ticaret Merkezi’nin (DTM) iki kulesini vuranlar herkesin hafızasına çakıldı kaldı. Dördüncü bir uçak ise hedefine ulaşamadan düştü. ‘Uçuş 93’ bu ölüm seferinde yaşananları temel alıyor ama dışardaki gelişmelere de yer veriyor. Mürettabatın ve yolcuların aileleriyle kurdukları iletişim önemli yer tutuyor. Ayrıca havayolu şirketi ve resmi yetkililerin çabaları da görüntüleniyor.
Dördüncü uçağı kaçıran El Kaide militanlarının başarısızlığı yolcuların direnişiyle açıklanıyor. Yolcular kaçırıldıklarını anladıkları sırada DTM’nin iki kulesinin vurulduğu haberleri geliyor. Aileleriyle iletişim kuran yolcular, sonlarının benzer olacağını anladıklarında uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalışıyorlar. Bu mücadele sonunda uçak hedefine varmadan düşüyor.
Filmin yönetmeni Paul Greengrass’i “Kanlı Pazar” adlı Altın Ayı ödüllü filmin den tanıyoruz. Greengrass’in iki filmi arasında hem konu hem üslup açısından büyük benzerlikler var. “Kanlı Pazar” Kuzey İrlanda tarihinde önemli bir günü, bir dönüm noktasını ele alıyordu. Barışçı bir gösteri İngiliz Ordusu’nun ve hükümetinin terörüyle karşılaşıyor, 27 sivil asker kurşunlarıyla vuruluyor, bunların 13’ü ölü yordu. Sonuçta barışçı çözüm yanlıları değil, şiddet yanlısı IRA güçlenmiş olarak çıkıyordu Kanlı Pazar’dan.
“Uçuş 93” de bir dönüm noktası olan 11 Eylül’ü ve yine bir terör eylemini konu alıyor. Teröre maruz kalan taraf yine masum siviller ama eylemci koltuğunda emperyalist bir devlet oturmuyor bu kez. Emperyalist devlet belki müdahale etmede biraz beceriksiz ama o kadar, olayların oluşumundaki rolü filmde sorgulanmıyor. IRA’nın Kanlı Pazar sonrasındaki tavrı nasıl anlaşılırsa, ABD’nin 11 Eylül sonrası tavrı öyle anlaşılır demeye getiriyor sonuçta “Uçuş 93”.
Tamam hepimiz gördük, ama neyi?
Çünkü Greengrass’in seçtiği yöntem başka bir anlamın çıkmasına olanak vermiyor. “Uçuş 93″ü seyrettikten sonra kendimizi hiçbir biçimde daha aydınlanmış hissetmiyoruz. Ne 11 Eylül’ü doğuran etkenler konusunda ne de 11 Eylül sonrasında olanlar hakkında bir nebze dahi daha fazla bilgi sahibi olmuyoruz. Yönetmen neden-sonuç ilişkileriyle ilgilenmiyor. İntihar eylemcilerinin psikolojisi ya da saikleri de irdelenmiyor. Hiçbir karakter akılda kalıcı bir yer edecek kadar tanıtılmıyor. Seyirciye sadece oradaymış hissi yaşatılıyor. Bu da “doküdrama” da denilen (dokümanter ve drama kelimelerinden türetilmiş bir sözcük) bir üslupla sağlanıyor. Ken Loach’ın da sevdiği bu üsluba her zaman tepki duymuşumdur. Kamera sanki olay anında orada bulunan amatör bir kameraman tarafında kullanılıyor gibidir bu üslupta. Kararsızdır, bir ileri bir geri zoom yapar, sallanır, odaklandığı kişileri engellerden dolayı çerçevelemede zorlanır. Amaç seyirciye gerçeği naklen seyrediyormuş yanılsamasını yaşatmaktır. Bu tavrı ahlaksızca buluyorum çünkü seyrettiğimiz bir belgesel değilse, belge sel taklidi yapmamalıdır. Bu konuda söylenecek şey bitmez aslında ama uzatmanın da bu bağlamda çok manası yok.
Sonuçta olayların akışında filmin kahramanları gibi sürüklenen seyirciye beklenen reaksiyonları vermekten başka yapacak bir şey kalmaz. Sadece duyguları harekete geçmiştir, olaylara belli bir mesafeden bakması ve düşünmesi için bir şey yapılmamıştır.
Evet, doğru, “Uçuş 93” sloganlar atıp, d bağırıp çağırmıyor ama ne fark eder?
Sonuçta başta Bush olmak üzere Amerika’nın en sağcı isimleri filme niye sahip çıktı diye sormak lazım. Bence cevabı açık:
“Uçuş 93” ABD’nin 11 Eylül sonrası şiddetini meşrulaştırıyor.
Şunu da bir kişisel not olarak ekleyeyim: 11 Eylül eylemlerini lanetliyorum.
Hiçbir biçimde masum insanların öldürülmesini anlayışla karşılamam söz konusu olamaz.