TARİH: 21 Ekim 2006
GAZETE/DERGİ: Birgün
Dörtgöz olma halleri
Hokkabaz, görülmeyi hak eden bir film. Cem Yılmaz’ın kusursuz bir perform yapımdaki yan rollerin de hakkını yememeli.
Yönetmen: Cem Yılmaz, Ali Taner Baltacı Oyuncular Cem Yılmaz, Mazhar Alanson, Özlem Tekin Türü: Komedi
Hokkabaz’ın afişinde bir gözlük resmi var. Gözlüğü hiç bir tür protez olarak; göz bozukluğunu da bir sakatlık ya da daha kibar, daha “siyaseten doğru” tanımlarıyla bir özürlülük, bir engellilik durumu olarak düşündünüz mü? Kör ya da neredeyse kör olanlar mıdır sadece görme engelli olanlar? Resmimden de göreceğiniz gibi, bendeniz gözlüklü biriyim; son birkaç yıldır miyopime hipermetropi de eklendi, artık çift gözlüklüyüm üstelik. ‘Hokkabaz’ hem fiziken hem de ruhen ve zihnen görme özürlü iki arkadaşı anlatıyor. Göremiyorlar burunlarının dibinde olan biteni, çevrilen dolapları. Ama işin metaforik yanı bir yana ben gözlüklü olma hali üzerine bu kadar hoş gözlemler içeren bir film görmemiştim. ‘Gözlük’ ya da “dörtgöz” diye hitap edilmişliğim vardır; gözlüksüzlük özlemini, ameliyat korkusunu bilirim. Filmin afişindeki gözlük simgesel bir anlam taşısa da film gözlüklüler için doğrudan da çok şey ifade edecek.
‘Hokkabaz’ için Cem Yılmaz ‘iyi yazılmış, iyi oynanmış, iyi çekilmiş’ bir film denmesini istediğini belirtmiş bir söyleşisinde. Doğrusu, Yılmaz’ı kırmak ya da kırmamak gibi bir kaygım yok ama film hakikaten de öyle. İyi yazılmış, konusunda yalnız çekincelerim var. Film finale doğru çok fazla sürpriz viraja giriyor. Meğer böyleymiş, derken yok öyle de değilmiş aslında şöyleymiş durumları biraz fazla kaçıyor ve nihayetinde Özlem Tekin’in canlandırdığı karakter daha da anlaşılmaz bir hale geliyor.
Sihirbaz İskender (Cem Yılmaz) ve ortağı Maradona (Tuna Orhan) biraz para kazanabilme umuduyla Anadolu turnesine çıkarlar ama İskender’in eniştesinden ödünç aldıkları karavanın bir de hediyesi vardır: İskender’in karavanda yaşayan ve Çanakkale’ye gömülmek isteyen
asker emeklisi babası Sait Tünaydın (Mazhar Alanson). Üçlüye evlenmek istemeyen bir gelin adayı da dahil olur kısa bir süre sonra. Kacak gelin Fatma’ya (Özlem Tekin) üç adam da yazılırlar kendi üsluplarınca. Ama en çok İskender abayı yakar. Gelinin ise kendi planları vardır.
Babasına kendisini beğendirememiş ama aslında kendi kendisini de pek beğenmeyen, sevilmeye kurtlar gibi aç, çok da yaratıcı olamamış sihirbaz karakterinde Cem Yılmaz kusursuz bir performans sergiliyor. İskender’in hayranı, ortağı ve bazen de rakibi rolünde Tuna Orhan da bence muhteşem. Mazhar Alanson da iyi. Özlem Tekin’in ise daha önce belirttiğim gibi oynadığı karakterde sorunlar var. Aslında küçük rollerdeki bütün oyuncular da çok başarılılar. Kocaman kahkahalarla olmasa da “Hokkabaz’ güldürüyor da. Gözleri iyi görmediği halde göz boyamayı meslek edinmiş ama aslında gözleri birazcık ilgiyle kolayca boyanan kahramanlarıyla ‘Hokkabaz’ görülmeyi hak eden bir film. Gözlüksüzler de keyif alacaktır.