TARİH: 4 Ağustos 2006
GAZETE/DERGİ: Birgün
2 yıl önce, 2 yıl sonra
Orijinal Adı: The Lake House Yönetmen: Alejandro Agresti Oyuncular: Keanu Reeves, Sandra Bullock, Christopher Plummer Türü: Fantastik Ülke: ABD
Saçma sapan hikâyesine rağmen dokunaklı ve melankolik bir havası olan Göl Evi’nde Keanu Reeves ve Sandra Bullock bir arada
Metal ayaklar üzerinde göl kıyısında yükselen, her yanı camlarla kaplı bir ev. Çevresine hâkim bir konumda olsa da, bu evin yine de sahibinin gölle ilişkisini sınırlı bir seviyede tutan bir yapısı var. Göle yani suya inen bir merdiveni yok örneğin.
Evin mimarının (Christopher Plummer) oğluyla (Keanu Reeves) ilişkisi, yaptığı evin çevresiyle ilişkisine benziyor. Hâkim konumda ama bağ kuramıyor.
Filmin birbirleriyle bağ kurabilen aşıkları ise çevrelerine hâkim değiller, birbirlerini göremiyorlar bile. Çünkü ayrı zaman dilimlerinde yaşıyorlar, aralarında 2 yıllık zamansal bir mesafe var. Nasıl oluyor da oluyor? Valla, oluyor işte.
Onları birbirlerine bağlayan göl evinin sihirli posta kutusu aracılığıyla yaptıkları yazışmalar. Önce Doktor Kate Forster (Sandra Bullock) göl evini terkederken yeni gelecek kiracı için bir mektup bırakıyor posta kutusuna. Yeni gelecek kiracı ise babasının yaptığı evi restore edip bir dönem – burada yaşayan mimar Alex (Reeves) oluyor. Ama aslında Alex 2 yıl öncesinde yaşı yor. Çok saçma biliyorum ama konu böyle. İki kişi yazışarak birbirine aşık oluyor ve nihayetinde aynı zaman diliminde buluşmayı da başarıyorlar. Bütün bu saçma sapan hikayenin yine de dokunaklı, melankolik bir havası var. Sandra Bullock’un oyunu başarılı, Nick Drake’li, Eels’li, Clientele’li soundtrack de. Hatta Keanu Reeves için bile kötü bir şey söylemek zor. Ama Kore yapımı bir filmin yeniden çevrimi olan “Göl Evi”nden bir mana çıkarmak çok ama çok güç. Mana avcılığını bir kenara bırakırsanız yine de beklemek ve buluşamamak üzerine filmin içerdiği kimi hoş sahnelerin tadına varabilirsiniz.