TARİH:   2014
GAZETE/DERGİ: Birgün

Babanın kitabı
Karabasan ayakları yere sağlam basan korku filmlerinden. Hatta belki de biraz fazla sağlam basıyor yere. Kahramanının ruhsal sorunlarıyla kabusları arasında net bağlar kuruyor. Tedavi edilmeyen travmanın, inkar edilen acıların, yaşanmayan yasın insan ruhunu ne kadar derinden etkileyebileceğini, acının insanı canavara dönüştürebileceğini gösteren bir hikayesi var filmin.

İşin ilginci bu haftanın iki filminde de çocuklarını mahveden ya da mahvetmeye çalışan annelerin olması.

FİLMİN HİKÂYESİ BAŞIYOR
Amelia’nın sorunu çoğu insan gibi akıldışı bağlantılar kurması. Amelia oğlunu doğurmak üzere kocasıyla birlikte hastaneye giderken, kaza geçiriyor. Amelia’nın kocası kazada ölüyor. Amelia çocuğunu doğuruyor doğurmasına ama kaybını inar etmeyi, kocasından hiç söz etmemeyi tercih ediyor. Oğlunu ise kocasının kaybından sorumlu tutuyor. Tabii, bunu kendisine bile itiraf etmiyor. Babanın hayaleti (babaduk) bütün aile için bodrumda yaşamaya devam ediyor ve birgün çağrılıyor.
“Karabasan” düzgün bir film. Ama belki daha akıldışı, daha zor okunur bir film olsaydı daha iyi olurdu. Sembolik düzeyde söylediklerini nerdeyse bir de tercüme edip önümüze koyuyor. Yine de fena değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2020 -CuneytCebenoyan.com